Dikiz aynaları ve "kör nokta"

by Tsh 24. March 2017 10:14

Bir otomobile dikiz aynasının ilk takıldığı tarih 1911 olarak biliniyor. ABD’de düzenlenen Indianapolis 500 yarışına katılan Ray Harroun’un aracına bir dikiz aynasının takıldığı o tarihten 3 yıl sonra ise, bugün kullanılan dikiz aynasının ilk prototipi Elmer Berger adlı mucit tarafından geliştiriliyor. 1921’de Elmer and Company şirketi, aynanın patentini alıyor ve ardından da otomotiv endüstrisinde dikiz aynası motorlu taşıtların vazgeçilmez parçası haline geliyor.

Bir insan ömrüne sığabilecek sürede otomobil tasarımında olağanüstü devrimler yaşanmasına rağmen dikiz aynasının başlangıçtan bugüne değişmemiş olması, bu parçanın temel, yaşamsal öneminden kaynaklanıyor. Bir sürücünün dikiz aynası olmadan trafikte güvenli bir şekilde yol almasını hayal etmek bile zor.

Öte yandan trafik kazalarının önemli bir bölümü, dikiz aynalarının mevcudiyetine rağmen, bu aynaların etkin biçimde kullanılmaması yüzünden meydana geliyor. “Kör nokta” olarak adlandırılan görüş dışı bölgenin ise kazalar açısından çok ciddi bir risk faktörü olduğu görülüyor.

“Kör nokta”

İç ve dış dikiz aynalarıyla aracın arkası ve yanları ancak kısmen görülebilir. Fiziksel olarak görüş dışında kalan alanlar “kör nokta” olarak adlandırılır. 

Pek çok vakada, dikiz aynalarında arkadan ya da yandan yaklaşan bir araç görmediği için sollamaya karar veren bir sürücü, sonraki birkaç saniye içinde aracı görüp yanıldığını anladığında artık çarpışmanın önlenmesi imkânsız hale gelmiştir. 

Kör noktadan kaynaklanan kazalar şehirlerarası yollarda daha çok şerit değiştirme sırasında yaşanırken, şehir içi trafikte genellikle sürücüler tarafından fark edilmesi zor olan araçlar (motosiklet, bisiklet) kazalara neden oluyor. Kör noktanın kazaya yol açtığı durumlardan bazıları da, park etmiş bir araç yerinden çıktığı sırada yaşanıyor. Aracın sağ ya da sol yanında bulunan bir kişi (genellikle bir çocuk) kör noktada kaldığı için sürücü tarafından fark edilmiyor ve kendisi de tehlikeyi öngöremediği için araç henüz hızlanmadığı halde ölümcül kazalar meydana gelebiliyor.

Aynaların ayarlanması

Güvenli araç kullanmanın temel kurallarından biri, dikiz aynalarını, “kör nokta”yı ortadan kaldıracak, hiç olmazsa asgariye indirecek şekilde kullanmaktır.

- Sol dikiz aynasını ayarlamak için cama doğru mümkün olduğunca eğilin. Kendi aracınızın arka kısmının yüzde 5’ini görmelisiniz. Aracınızdan çok arkanızda kalan yolu görmeniz kör noktaları azaltacaktır.

- Sağ dikiz aynasını ayarlarken, aracın merkezine (ön iki koltuk arası) doğru eğilin. Bu pozisyondayken sağ aynadan yine aracın yüzde 5’lik kısmını görmeli ve arkadaki trafiğe hâkim olmalısınız.


Tags: ,

Trafikte öfke kontrolü

by Tsh 5. January 2017 14:37

Dünyanın dört bir yanında sürücülerin, özellikle de erkek sürücülerin trafikte öfkelerini denetleyememeleri sonucu ortaya çıkan olumsuz ruh halinin ileri biçimleri, “yol öfkesi”, “trafik tantrumu” gibi terimlerle anılıyor. Trafikte öfke, genellikle şu tür davranışlarla kendisini belli ediyor:

  • Riskli biçimde başka araçların önüne geçme
  • Kornaya sürekli basma
  • Israrla uzunları açarak öndeki sürücünün görüşünü bozma
  • Hareket halindeyken öndeki araca tehlikeli biçimde yaklaşma
  • Diğer araçlara doğru bağırıp çağırma, tehditkâr el-kol hareketleri yapma
  • Bir aracın peşine düşüp kovalama

Bu tür agresif tavırlar sergilemeyenlerde bile, konsantrasyon  bozukluğu-dikkatsizlik, direksiyon hakimiyetinde azalma, karar verme yeteneğinin zayıflaması gibi vahim sonuçlar ortaya çıkıyor. Bütün bunlar, trafikte risk ve tehlikelerin artması anlamına geliyor.

Trafik yoğunluğunda sürücüden sürücüye bulaşabilen bu ruh hali ve beraberinde gelen davranış-sürüş bozuklukları, birçok ülkede ciddi bir suç olarak kabul ediliyor.

Almanya’da diğer sürücülere hakaret eden ya da saldırgan davranışlar gösteren sürücülere sadece para cezası değil, hapis cezası verilmesi de öngörülüyor.

Britanya’da öfkeli sürücülerin saldırgan davranışları yasal açıdan “müessir fiil” (dövme, yaralama) olarak kabul edilip cezalandırılabiliyor.

Avustralya’da başka araçları kovalayan ya da sürücülerini tehdit eden kişilere 5 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor.

Singapur’da diğer sürücülere saldırgan davranan kişilere 5000 dolara kadar para ve 2 yıla kadar hapis cezası veriliyor.

ABD’nin 14 eyaletinde “agresif araç kullanma”ya ilişkin yasal düzenlemeler bulunuyor. Nisan 2007’de Kolorado eyaletinde bir sürücünün iki motosiklet sürücüsünü çarparak öldürmesine ilişkin davada sanığa “kasten adam öldürme”den ceza verilmiş olması, bir örnek oluşturuyor.

Otoyolda başka bir sürücüyle sürtüşmeye girişme ya da park yerinizin çalınması gibi durumlarda sizin tepkiniz hangisi oluyor?

a) Derin bir nefes alıp yoluna devam etme

a) Kornaya basma ve sonra yola devam etme

c) Uzun uzun kornaya basma, bağırma, direksiyonu yumruklama

Tepkiniz c şıkındaki gibiyse, uzmanlardan gelen bazı hatırlatma ve öneriler var.

  • Öncelikle “ tahrik eden” kişi siz olmamaya çalışın. Dönmeden önce sinyal vermek, kornaya gereksiz basmamak gibi temel kurallara uyun. Yoğun trafikte sürekli başkalarının önüne geçmeye çalışmayın. Arkanızdan hızla gelen biri varsa, onu kendi hızınıza düşmeye zorlamak yerine sağ şeride geçip yol verin. Direksiyonda bir şeye kızdığınızı belli eden hareketler yapmayın.
  • Araç sürmenin rekabet için yapılan bir spor olmadığını kendinize hatırlatın. Bir yere geç kalıyor olsanız bile zaman kaygısından kurtulmaya çalışın ve sadece yola devam etmeye odaklanın.
  • Trafikte istemeden bir hata yaptıysanız, özür dilediğinizi belli eden küçük bir hareket yapın.
  • Başka bir sürücü bir hata yaptıysa ilk tepkiniz gerilimi tırmandırmak olmasın. Hemen olumsuz tepki göstermek yerine ona zaman tanıyın. Yollarda dikkati dağınık, acemi, uykusuz ve yorgun ya da alkollü sürücü veya yayalar olabileceğini unutmayın. Temkinli ve hoşgörülü olun.
  • Agresif araç kullanan sürücülerle göz teması kurmaktan kaçının.
  • Bir kavgaya girme ihtimali söz konusuysa, karşılaşabileceğiniz şeyleri düşünün. Karşınızdaki kişinin silahlı bile olabileceğini unutmayın.

Bunlar trafiğe çıktıktan sonra yaşanabilecek durumlar için öneriler. Bir de öncesinde yapılması tavsiye edilen noktalar var;

  • Bir şeyden dolayı gergin ya da sinirliyseniz direksiyon başına geçmeyin.
  • Yolculuğunuzu olası gecikmeleri göz önünde bulundurarak planlayın.
  • Gideceğiniz yere toplu ulaşım olanakları varsa, özellikle yoğun trafik saatlerinde bu alternatifi tercih edin.

*Kanada'da yapılan bir araştırmaya göre trafikte öfkesini kontrol edemeyen sürücülerin yüzde 97'sini erkekler oluşturuyor. (Online Psychiatry dergisi, Temmuz 2010, “Road Rage” başlıklı makale)


Tags: , ,

Hava yastıkları nedir ve nasıl korur

by Tsh 6. October 2016 07:06

Hava yastığı, önden ve öne yakın çarpmalar için tasarlanmış güvenlik donanımlarıdır. Bu tip çarpmalar yolcuların ölümünün yarısından daha fazlasına yol açmaktadır. Hava yastığı kafa ve göğüs yaralanmalarını azaltmak üzere ve çarpmanın şiddeti orta ya da ciddi düzeyde ise açılacak şekilde tasarlanmıştır. Hava yastığı saatte yaklaşık 20 kilometrenin üzerindeki hızlarda gerçekleşen çarpışmalarda açılır.

ABD Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği Dairesi tarafından yapılan bir gerçek çarpışma deneyinde emniyet kemeri ve hava yastığının birlikte kullanımının ciddi kafa çarpmalarının %75'ini, ciddi göğüs yaralanmalarının %66'sını önlemede etkili olduğu görülmüştür.

Ön hava yastıkları, sürücü ve ön yolcu koltuğu için tasarlanmıştır. Ön hava yastıklarının ön gövdede nerede olduğu “SRS” veya “SRS AIRBAG” gibi ifadelerle belirtilmiştir. Ön hava yastıklarının sizi gereğince koruyabilmesi için öncelikle emniyet kemeri kurallarına uymanız gerekir. Oturuş pozisyonunuz çok önemlidir. Sürücü, direksiyona azami hâkimiyeti sağlayacak kadar yakın, hava yastığı açıldığında azami koruma sağlayacak kadar uzak oturmalıdır. Bu konuda ideal oturuş kuralları ve tavsiyelerine uymalıdır. Ön yolcu ise, ön konsoldan mümkün olduğunca uzakta oturmalıdır. Sürücü veya yolcu, hava yastıklarına gereksiz şekilde yakın oturmamalı veya uzanmamalıdır. Araç içindeki herkes, kendileri ve koltukları dik durumda, koltuk minderinin ortasında, emniyet kemerleri bağlı, bacakları serbestçe uzanmış ve ayakları yere basar şekilde oturmalıdır. Kapılara veya orta konsola yaslanılmamalıdır. Direksiyon simidi, gösterge paneli ve ön yolcu hava yastığı panelinin üstüne veya yakınlarına hiçbir nesne konulmamalıdır.

Yan hava yastıkları, sürücüye ve ön yolcuya emniyet kemerlerinin sağladığı korumaya ilave koruma sağlamamayı amaçlar. Yan hava yastıkları, belirli şiddette, açıda, hızda ve çarpışma noktasında belirli mesafede yandan gelen darbelerde açılmak üzere tasarlanmıştır. Yan hava yastıkları, yandan gelen her türlü darbede açılmazlar.

Perde hava yastıkları, ön ve arka kapıların üst kısmında tavan raylarının her iki tarafında bulunurlar. Perde hava yastıkları, araç içindeki kişilerin başlarının yan darbelerde korunmasına yardımcı olur. Perde hava yastıkları, çarpışma şiddeti, açısı, hızı ve darbe yönüne göre belirli çarpışmalarda açılırlar. Bütün yan darbelerde açılmazlar.

Hava yastıkları üç noktalı emniyet kemerlerine ilaveten tasarlanmıştır. Hava yastıklarının sürücü ve yolcuları koruyabilmesi için emniyet kemerleri her zaman takılmalıdır. Emniyet kemeri takılmazsa, sürücü ve yolcular bir çarpışmada ağır yaralanabilir veya can verebilir. Hava yastıkları emniyet kemerlerinin yerini tutmazlar. Bunun yanında, hava yastıkları her çarpışmada açılmak üzere tasarlanmamıştır. Bazı çarpışmalarda sizi yalnızca emniyet kemeri koruyabilir.

Emniyet kemerinizi her zaman takın ve araç içindeki çocukların boy ve kilolarına uygun bağlama sistemlerinde oturmalarını sağlayın. Araç içindeki herkesin emniyet kemeri takması zorunludur ve hayati önem taşır, bunu asla unutmayın. Emniyet kemerinin üretici talimatlarına göre ve düzgün takılması da çok önemlidir. Zira hava yastıklarının açılmasına yol açabilecek bir çarpışmada emniyet kemeri uygun şekilde bağlanmamışsa veya hiç takılmamışsa, hava yastıkları ağır yaralanmalara veya can kayıplarına yol açabilir. Unutmayın, hava yastığı ancak ve ancak doğru kullanılan emniyet kemeriyle birlikte sizleri koruyabilir.

Ön yolcu koltuğuna, çocuk koruma koltuğu veya yükseltici koltuğu kullanması gereken çocukları asla oturtmayın. Çarpışma anında açılabilecek hava yastıkları, bebeğe veya çocuğa çok şiddetli çarpabilir, bebeğin veya çocuğun ağır yaralanmasına yol açabilir. Unutmayın, çocuklar her zaman arka koltukta oturmalıdır. Çalışmalar, araçta hava yastığı olsun olmasın, çocukların arka koltukta oturmalarının %29 daha güvenli olduğunu ortaya koymaktadır.

Kullandığınız araçtaki emniyet kemerleri, hava yastıkları ve diğer güvenlik donanımları ve özellikleri konusunda ayrıntılı bilgi edinmek için, aracınızın kullanma kılavuzunu dikkatlice okuyun. Unutmayın, bir sürücünün kullandığı aracı iyi tanıması, kendisinin ve yolcuların güvenliği açısından çok önemlidir.


Tags: ,

Trafik ve dijital cihazlar

by Tsh 23. August 2016 04:53

Trafik ortamında dikkatli olmak her zaman çok önemlidir. Sokağa çıktığımız andan itibaren, trafik güvenliği bakımından çeşitli risklere ve tehlikelere maruz kalırız. Bunların önüne geçmek adına, duyularımızın ve algılarımızın açık olması ve dikkatimizi toplamamız gerekir.

Çağımızda hemen hemen herkesin kullandığı dijital cihazlar, hayatımızı kolaylaştırdığı ve eğlence kaynağı olduğu halde, trafik güvenliği açısından çeşitli riskler ve tehlikeler de arz etmektedir. Bu riskleri ve tehlikeleri, yaya, yolcu ve sürücü başlıkları altında ele alacağız.

Trafik güvenliği dendiğinde yayalar en çok göz ardı edilen yol kullanıcılarının başında gelmektedir çünkü çoğunlukla sürücülere odaklanılmaktadır. Oysa son dönemlerde karayollarında can veren yayaların sayısında ciddi artış dikkat çekmektedir. Yaya ölümlerinin nedenlerinin başında aniden yola çıkma gelmektedir. Yaya sıfatıyla yolları kullandığımız zaman, elimizdeki cep telefonu, müzik çalar, video oynatıcı veya taşınabilir oyun konsolu gibi dijital cihazları hareket halindeyken kullanmaya devam etmek dikkat dağınıklığında büyük pay sahibi olabilmektedir. Yürürken, daha da kötüsü karşıdan karşıya geçerken müzik parçası değiştirmeye çalışan, mesajlaşan, video izlemeye veya oyun oynamaya devam eden yayaların dikkatini trafiğe veremeyeceği açıktır. Bir yeri bulmaya çalışırken harita uygulamalarını kullanan yayalar da dikkatlerini öncelikle trafiğe vermelidir. Unutmamalıyız ki, can güvenliği her şeyden önce gelir. Öte yandan, dijital cihazların kullanımını yalnızca trafik güvenliği açısından değil, diğer yayaların hakları ve rahatı açısından da ele almak gerekir. Dar bir kaldırımda elindeki cihazla ilgilendiği için çevresindeki yayaları olumsuz etkileyen bir kişi, toplu taşıma araçlarında kulaklıksız veya kulaklıkla ama yüksek sesle müzik dinleyen, video izleyen veya oyun oynayan bir kişi elbette başkalarını rahatsız edecektir.

Yolcu olarak dijital cihazların kullanılması da önem taşımaktadır. Özellikle şehir içi toplu taşıma araçlarında dijital cihazlara dalarak ineceği durağı son anda fark etmek ve tehlikeli hareketlere kalkışmak, yolcular adına en olumsuz durumların başında gelmektedir. Dijital cihazlar toplum içinde kullanılırken, başkalarına rahatsızlık vermemek de en önemli konuların başında gelmektedir. Uzun bir şehirlerarası yolculukta uzun süre günlük olaylar hakkında sohbet etmek, diğer yolcuları rahatsız eder. Kullanılan cihazların sessiz moduna alınması da medeni bir davranıştır. Özel araçlarda yolculuk ederken öncelikle sürücünün rahatını düşünerek hareket etmek ve dijital cihazları bu doğrultuda kullanmak, navigasyon ve eğlence sistemi gibi cihazların kontrolünde yolcunun rol üstlenmesi, sürüş güvenliğini artıracaktır.

Dijital cihazları sürücü koltuğunda kullanmak çok riskli ve tehlikelidir. Direksiyon başında telefonla konuşmak, mesajlaşmak, oyun oynamak, metin okumak gibi davranışlar sürücünün dikkatinin dağılmasına neden olur ve çarpışmaya yol açabilir. Dijital cihazların kullanımı sırasında sürücüler daha fazla hata yapmakta, bazı tehlikeli durumların ya hiç farkına varamamakta ya da önlem almakta geç kalmaktadırlar. Yapılan bir araştırmaya göre bu gecikme çevresel koşullara, aracın o andaki hızına ve sürücünün yaşına bağlı olarak 0,6 saniyeden 0,9 saniyeye kadar artabilmektedir. Saatte 60 km hızla giden bir otomobilin sürücüsünün frene basmasının bu kadar gecikmesi durma mesafesinin 15 metre artması demektir. Aynı araştırmada cep telefonuyla konuşan bir sürücünün çevresindeki tehlikeli durumların bazılarını hiç fark edemediği görülmüştür. Buna göre sürücülerin basit bir arama yaparken %20, zihni çok fazla meşgul eden bir görüşme yaparken ise %29 olasılıkla tehlikeli bir durumu gözden kaçırabileceği bulunmuştur. Cep telefonunu kullanımı yalnızca numara çevirirken ya da konuşurken değil, telefon beklerken ve görüşme bittikten sonraki süre içinde bile çarpışma riskini arttırıcı bir etki yapmaktadır. 699 sürücü üzerinde yapılan bir başka araştırmada görüşme bittikten sonraki 5 dakika içinde çarpışma olasılığının 4,8 kat, 15 dakika içinde ise 1,3 kat daha fazla olduğu bulunmuştur. Birçok araştırmada doğrulanan başka bir bulgu ise, eller serbest modunda kullanılan telefonların çarpışma riski açısından hiçbir yarar sağlamamasıdır. Çünkü sürücü için eylemin dikkat dağıtıcı olan yönü telefonun fiziksel özellikleri değil, konuşmanın yoğunluğudur. Sürücünün deneyimli olması, cep telefonu veya başka bir dijital cihazı kullanmaya alışkın olması da riski azaltmaya yetmemektedir. Hem telefon kullanmaya alışkın hem de deneyimli sürücüler oldukları halde, bu kişilerin iki-üç kat daha fazla hata yaptıkları gözlenmiştir. Son yıllarda yapılan araştırmalar cep telefonu veya başka bir dijital cihazın kullanımının kişiyi fiziksel olarak meşgul etmesinden çok, artan zihinsel faaliyet ve buna bağlı olarak dikkatin dağılması nedeniyle çarpışma riskini arttırdığına işaret etmektedir. Bu nedenle en etkili önlem, araç kullanırken cep telefonunu veya dikkatinizi dağıtabilecek diğer dijital cihazları kapalı tutmaktır.

* Şu kaynaktan uyarlanmıştır: Kaynak: Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı (www.trafik.gov.tr) (Erişim tarihi: 2 Ağustos 2016)

Tags: , ,

Trafik ilk yardım seti

by Tsh 3. August 2016 04:26

İlk yardım, herhangi bir kaza veya hayatı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun kötüye gitmesini önleyebilmek amacı ile olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalardır. İlk yardımın önemi büyüktür. Çoğu zaman, doğru uygulanan bir ilk yardım, yaralanmaların etkisini önemli ölçülerde azaltmaya yardımcı olabilmektedir. Bundan dolayı, istenmedik olaylarla karşılaşabileceğimiz trafik ortamında eksiksiz bir ilk yardım çantasının bulunması önemlidir.

İlk yardım çantasındaki malzemeler, müdahale anında kanı durdurmaya, yaranın mikrop kapmasını önlemeye veya uzuvları sabitlemeye yarar. Son kullanma tarihi dolan malzemeler ve tüketilen malzemeler yenilenerek temiz bir şekilde muhafaza edilmelidir.

İlk Yardım Çantasında Bulunması Gerekenler

  • Sargı bezi: Pansuman yapılan yarayı sarmak ve dış etkilerden korumak için kullanılır. Kırılan yerin alçıya alınmadan önce tespiti, hareketsizliğinin sağlaması ve sargı için kullanılan malzemeyi sarmak amacıyla kullanılır.
  • Steril gazlı bez: Kanamaların üzerine tampon yapmak ve pansuman malzemesi olarak kullanılır. Steril gazlı bezin yara üzerine gelecek olan yüzeyine el değmemelidir.
  • Çengelli iğne: Sargı bezinin tutturulması için kullanılır.
  • Plaster: Yara üzerine konulan pansuman malzemesinin yerinde sabit kalmasını sağlar.
  • Antiseptik solüsyon: Yarayı mikroorganizmalardan temizlemek için kullanılır.
  • Üçgen sargı bezi: Vücutta yaralı olan bölgenin sarılmasında kullanılır.
  • Esmark bandajı: İncinme, burkulma ve çıkıklarda, bölgenin hareketini sınırlamak ve kanamalarda kanamayı durdurmak amacıyla kullanılır.
  • Makas: İlk yardım malzemelerinin ve yaralının giysilerinin kesilmesinde kullanılır.
  • Yara bandı: Küçük yaraların kapatılması ve dış etkilerden korunması amacıyla kullanılır.
  • Turnike: Kol ve bacak kanamalarında, kanayan kısmın üst bölgesinden sararak kanamanın durdurulması amacıyla kullanılır.
  • Alüminyum yanık örtüsü: Yaralının altına ya da üstüne serilerek yaraların dış ortamla ve havayla temasını kesmede kullanılır.
  • Tıbbi eldiven: Yaralıya mikroorganizmaların bulaşmasını önlemek, ilk yardım malzemelerinin steril kalmasını sağlamak ve ilk yardım müdahalesinde bulunan kişiyi mikroorganizmalardan korumak için kullanılır.
  • El feneri: Aydınlatma amacıyla kullanılır.

Tags: ,


Trafikte her an, sorumlu davran!

Son Yazılar