Trafikte yaya olmak

by Tsh 1. April 2016 10:00

Güvenliğiniz her şeyden önce gelir!

Veriler, 2003 ila 2014 yılları kıyaslandığında, yayaların trafik çarpışmalarındaki kusur oranının, %2.32’den %8,99’a yükseldiğini göstermektedir. 2014 yılında maddi hasarla sonuçlanan çarpışmaların bu hesaplamaya dâhil edilmemesi, yayaların çok daha fazla çarpışmaya yol açmış olabileceğine işaret etmektedir. Riskli ve tehlikeli yaya davranışları arasında trafik ışık ve işaretlerine uymama, aniden yola çıkma ve duran iki araç arasından karşıya geçme bulunmaktadır. Ne yazık ki, yayalar trafik ortamındaki en savunmasız ve en kolay incinen gruptur. Bu yüzden, yaya olarak öncelikle kendi can güvenliğimiz için, sonra da başkalarını tehlikeye atmamak için, gerekenden çok daha fazla duyarlılık gösterin. Güvenliğinizin her şeyden önce geldiğini unutmayın.

Yayayken güvenliğinizi sağlamak için ne yapabilirisiniz?

Yayayken aşağıdaki kural ve ilkelere uyarak, trafik ortamındaki herkesin güvenliğine katkıda bulunabilirsiniz:

Kaldırım varsa, mutlaka kaldırımdan yürüyün.

Kaldırımda iki veya daha fazla kişi bir arada yürüyorsanız, diğer yayaların geçişini engellememek için yan yana yürümeyin.

Kaldırım bulunmayan yollarda, kendi gidiş yönünüze göre yolun sol kenarından yürüyün.

Özellikle gece gibi görüşün az olduğu durumlarda, ışığı yansıtan, açık renk kıyafet giyerek veya elinizde ışık taşıyarak önlem alın.

Karşıya geçmek için mutlaka yaya alt ve üst geçitlerini kullananın.

Alt ve üst geçit yoksa sırasıyla ışıklı trafik işareti bulunan geçitleri, yaya geçitlerini, okul geçitlerini, kavşak giriş ve çıkış yerlerini ve akan trafiğin net olarak görünebileceği yerleri kullanın.

Trafik görevlisi varsa, işaretlerine mutlaka uyun.

Trafik görevlisi ve ışığı yoksa önce sola, sonra sağa bakın; geçiş sırasında da sola-sağa bakarak, koşmadan ama hızlı adımlarla geçin.

Duran taşıtların önünden ve arkasından, duran iki taşıtın arasından karşıya geçmeyin.


Tags: , ,

Trafikte geçiş üstünlüğü

by Tsh 15. March 2016 05:15

Hangi araçlar geçiş üstünlüğüne sahiptir?

Geçiş üstünlüğü, 2918 sayılı Trafik Kanunu’nda, “Görev sırasında, belirli araç sürücülerinin can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmamak şartı ile trafik kısıtlama veya yasaklarına bağlı olmamalarıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda, geçiş üstünlüğüne sahip araçlar öncelik sırasına göre şu şekilde tanımlanmıştır:

a) Cankurtaran araçları, yaralı veya acil hasta taşıyan araçlar,
b) İtfaiye araçları,

c) Hükümlü veya sanığı takip eden veya emniyet ve asayişi korumak için acele olay yerine giden zabıta araçları,
d) Bir trafik suçu işleyerek kaçan aracı takip eden veya trafik güvenliğini koruma veya trafik kazasına el koyma amacıyla olay veya kaza yerine gitmekte olan görevlilere ait araçlar,
e) Afet ve acil durum hâllerinde afet ve acil durum hizmetlerinde görevli bulunan araçlar,
f) Koruma ile görevli ve korunan araçlar.

Bu araçlar görev halindeyken geçiş üstünlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmamak, duyulur ve görünür geçiş üstünlüğü işaretini vermek şartıyla kullanılır. Bunların

birbirleriyle karşılaşmalarında birinin diğerine göre geçiş üstünlüğü yukarıda yazılı sıraya göredir. Zorunluluk olmadığı hallerde geçiş üstünlüğünü kullanmak yasaktır.

Geçiş üstünlüğüne sahip araçlara nasıl yol verilir?

2918 sayılı Trafik Kanunu’nda, geçiş üstünlüğüne sahip araçlara nasıl yol verileceğine ilişkin özel bir yöntem ve yaklaşım sunulmadığı halde, geçilmek istenen araçların sürücülerinin, “geçiş üstünlüğü bulunan bir aracın duyulur veya görülür işaretini alınca, bu araçların kolayca ilerlemelerini sağlamak için taşıt yolu üzerinde yer açmak, gerekiyorsa durmak” zorunda oldukları belirtilmiştir. Geçiş üstünlüğü olan araçlara yol vermede kullanılan yaygın yöntemler aşağıdaki gibidir:

a) Tek şeritli veya iki aracın yan yana gelemeyeceği genişlikteki yollarda yolun durumunu göz önünde bulundurarak, hızınızı mümkün olduğunca yükseltin. Gördüğünüz en uygun yere, geçiş üstünlüğü olan aracın rahatça geçebileceği şekilde sokulun.
b) Tek şeritli çift yönlü yollarda geçiş üstünlüğü olan araçla aranızda birkaç araç varsa, hızınızı yükseltin. Mümkün olduğunca sağa yanaşın, gerekiyorsa durun. Asla karşı şeride geçip yol vermeye çalışmayın. Bu, acil durum aracının işidir.
c) Çok şeritli, emniyet şeridi olmayan yollarda acil durum araçları böyle durumlarda genelde sağ şeridi kullanmak isterler. Bu yüzden; sol şeritteyseniz; iyice yavaşlayın, gerekiyorsa durarak sağ şeritteki araçların girebileceği boşluğu bırakın. Sağ şeritteyseniz, sol şeritteki araçların açtığı boşluklara girin.

Sol şeritte boşluk yoksa mümkün olduğunca sola yanaşın.
d) Çok şeritli ve emniyet şeridi olan yollarda  acil durum aracı emniyet şeridini kullanır. Emniyet şeridinin daraldığı yerlerde, acil durum aracının konumunu gözleyin. Geçmesini kolaylaştırıcı imkânlar sağlayın.
e) Kavşaklarda her zaman acil durum araçlarına öncelik tanıyın. Kavşak içinde yol vermeniz gerekirse, önce dönüşünüzü tamamlayın, sonra yol verin. Böylece trafik tıkanmaz. Trafik ışıklarında dururken yol vermeniz gerekirse, ışık ihlali yapın. Işık ihlali yaparken, dörtlülerinizi yakın, bağlı yolları kontrol edin, gerekiyorsa selektör ve kornayla diğer sürücüleri uyarın. Yol vermek amacıyla ışık ihlali yaptığınız için ceza kesilirse, ilgili emniyet müdürlüğüne dilekçe yazın.

Tags: , ,

Trafikte geçme ve geçilme

by Tsh 22. January 2016 11:43

 

  • Öndeki aracı geçme

Hepimiz çeşitli nedenlerle öndeki aracı geçme ihtiyacı duyabiliriz. Öndeki aracı geçerken aşağıdaki kurallara uymamız, trafikte kendimizi ve başkalarını tehlikeye atmamak adına büyük önem arz ediyor.

- Geçmede kullanılacak yol kesiminde geçme yasağının olmamalıdır.

- Arkadan gelen bir başka sürücü kendisini geçmeye başlamamış olmalıdır.

- Geçilecek araç başka bir aracı geçiyor olmamalıdır.

- Geçme için kullanılacak şeridin ilerisi yeteri kadar görüşe açık ve boş olmalıdır.

- Geçiş, geçilen araç için büyük bir güçlük doğurmamalıdır.

- Araçların hız farkları ve uzunlukları itibariyle geçiş için yeterli mesafe bulunmalıdır.

- Başka araçları geçmeye çalışırken tedbirli davranınız, kimsenin hayatını tehlikeye atmayınız.

  • Geçilme

Trafikte seyrederken, hız sınırları ve yol koşulları doğrultusunda sizden daha hızlı gitmek isteyen araçlar bulunabilir. Bu durumlarda, geçme manevrasının güvenle tamamlanması için, geçilen aracın sürücüsüne düşen görevler de vardır. 

Geçilen aracın sürücüsü;

- İki yönlü karayolunda, taşıt yolunun, sağ kenarına yakın gitmelidir.

- Dörtten fazla şeritli ya da bölünmüş karayollarında bulunduğu şeridi izlemeli, şerit değiştirmemelidir.

- Bir başka aracı geçmeye veya sola dönmeye çalışmamalıdır.

- Hızını arttırmamalıdır.

- Dar taşıt yollarıyla, trafiğin yoğun olduğu karayollarında yavaş seyreden araçlar, diğer araçların kolay ve güvenli geçişleri için, sağa yanaşmalı, daha da yavaşlamalı ve hatta gerekiyorsa durmalıdır.

 

Başka sürücülerin geçişlerini güvenle tamamlamalarına yardım ediniz, hem sizin hem de başkalarının hayatını koruyunuz.

Tags: , , ,

Taşıtlarda enerji verimliliği

by Tsh 20. November 2015 12:50

 

Taşıtlarda enerji verimliliği, ekonomik, çevresel ve sosyal boyutları ile sürdürülebilir kalkınmanın önemli ve öncelikli konu başlıklarından biridir. Sera gazı emisyonları nedeniyle iklim değişikliğine; trafik ve trafik kazaları nedeniyle topluma; şirketlerin personel ve yük taşıma filoları ile iş dünyasına ve bunların toplamı olarak ekonominin tamamına farklı etkileri bulunmaktadır.

Çevresel boyut kapsamında sera gazlarının istatistikleri incelendiğinde; 2012’de sera gazı emisyonunun yüzde 81,l’ini CO2 gazının oluşturduğu görülmüştür. Enerji sektöründe sera gazları içinde en yüksek paya sahip CO2 emisyonunun yaklaşık yüzde 99,9’u yakıt yanması sonucu oluşmaktadır. Yakıt yanması sonucu oluşan toplam CO2 emisyonunun içinde, ulaştırma sektörünün payı yüzde 20’yi bulmaktadır. Ulaştırma sektöründeki CO2 emisyonlarının yüzde 90’ı ise karayolu taşıtlarından kaynaklanmakta, yani kara yolu ulaşımının, CO2 emisyonlarının çok önemli bir bölümünden sorumlu olduğu görülmektedir.

Türkiye’de trafiğe kayıtlı araç sayıları, nüfus artışı ve değişen yaşam koşullarının gereği her yıl artmaktadır. Aralık 2014’te toplam araç sayısı 19 milyona yaklaşmıştır. Artış hızı yüksek olup, araç sayısı 1980 yılından bu yana her on yılda yaklaşık iki katına çıkmaktadır. Trafiğe kayıtlı araç sayısındaki bu artışlar, trafik kazalarını da arttırmasıyla toplumsal ve ekonomik sürdürülebilirlik boyutlarında önemli yaralar açarken, çevresel boyutta sera gazı emisyonları ve hava kirliliğine yol açmaktadır. Bu çerçevede kara taşıtlarında enerji verimliliği; yakıt tüketimlerinin azaltılmasına, böylece sera gazı emisyonlarının azaltılmasına ve bağlantılı olarak maliyet düşüren ve daha az kaynak (yakıt) kullanan bir karayolu trafiği geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.

İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği’nin Temmuz 2015’te yayınladığı Taşıtlarda Enerji Verimliliği başlıklı rapordaki saha çalışmaları çok değerli bulguları ortaya koyuyor. TNT Türkiye filosundan seçilen belli rota ve araçlarla gerçekleştirilen ampirik çalışma; sürücü (sürüş) ve rota farklılıklarının yakıt tüketimini %45 oranında artırabileceğini, kar yağışının neden olduğu trafik yoğunluğunun yakıt tüketimini %20 artırabileceği, klima kullanımının ise kış aylarında bile %4’e varan oranda fazla yakıt tüketimine yol artırdığını ortaya koymuştur. Çalışma bunun yanında araca yüklenen her bir kilogram yükün, 100 kilometrede 0,003 litre fazla yakıt tüketimine yol açtığını ortaya çıkarmıştır.

Rapordaki başka bir saha çalışmada da aynı araç, aynı mesafe ve yol koşullarında iki ayrı sürücü tarafından kullanılmıştır. Sürücülerden biri deneyimli test sürücüsüyken, diğeri de ekonomik sürüş uzmanıdır. Sürücülerin, sürüş tarzlarının yakıt tüketimine etkisi sahada izlenmiştir. Ekonomik sürüş uzmanı, sürüşünü öngörülü olarak gerçekleştirmiş; trafiğin akışını izleyerek, aracı sabit hızlara yakın kullanmıştır. Bu durum fren yapma ihtiyacını asgari düzeye indirdiğinden, aracın kalkıştaki yüksek yakıt tüketimleri asgari düzeye indirilmiştir. Sürüşündeki vites geçişlerini aracın fabrika standartlarında önerilen devirlerde gerçekleştirmiştir. Sürüşündeki vites değişimini gerçekten gerekmedikçe yapmamıştır. Bu sayede yakıt tüketimi katalog değerlerine yakın gerçekleşmiştir. Ekonomik sürüş uzmanı, 155 kilometrelik güzergâhta, deneyimli test sürücüsünden 6 litre daha az yakıt tüketmiştir. Ekonomik sürüş uzmanı bunu başarırken diğer sürücüye kıyasla 61 defa daha az vites değiştirmiş, 14 defa daha az fren kullanmış, 1 kez daha az durmuş ve yalnızca 5 dakika daha geç güzergâhı tamamlamıştır. İstanbul-Ankara arasında ayın her günü sefer yapan aynı standartlarda tek bir araç için iki sürüş tarzı arasındaki fark, aylık 522 litre olarak hesaplanmıştır. Bu da çok ciddi bir tasarruf miktarı olmasının yanında, çevre ve sağlık üzerindeki etkilerin azaltılabileceğini kanıtlaması açısından çok değerlidir.

 

Hız değişikliğinin yakıt tüketimi üzerindeki etkisi de çok çarpıcı verilerle ortaya konuyor: Yapılan testlerde, saatte 80 kilometre sabit hızla gitmeye karşın, her 18 saniyede ve her 12 saniyede bir hızın 75 ile 85 arasında değişmesinin yakıt sarfiyatını sırasıyla %20 ve %48 arttırdığı görülmüştür.

Yakıt tasarrufu ve çevrenin korunmasına yönelik sürüş tekniği önerileri

·         Nazikçe hızlanın: Ne kadar sert hızlanırsanız o kadar fazla yakıt harcarsınız. Şehir içinde gaz pedalına az ve kademeli basarsanız yakıt tüketimini düşürebilirsiniz. En yüksek yakıt ekonomisi için duran araç saatte 20 kilometre hıza 5 saniyede getirilmelidir.

·         Hızınızı sabit tutun: İstem dışı yavaşlamalar ve bunu telafi etmeye yönelik hızlanmalar yakıt tüketimini artırmaktadır. Yapılan testlerde, saatte 80 kilometre sabit hızla gitmeye nazaran her 18 saniyede bir hızın 75 ile 85 arasında değişmesinin yakıt sarfiyatını %20 artırdığı görülmüştür. Hız sabitleyici kullanmak faydalı olabilir, ancak hızın yer çekimi yüzünden dalgalanması yakıt ekonomisi için iyi olabilir. Trafiğin kuralları ve akışı müsaade ediyorsa, hızınızı yokuş çıkarken azaltıp inişte geri kazanabilirsiniz.

·         Trafiği öngörün: Aracın yapması gereken hareketleri öngörmek aracınızın hızını korumanıza yardımcı olacaktır. Bu sayede gereksiz frenlemelerden ve hızlanmalardan kaçınarak yakıt tüketimini azaltabilirsiniz.

·         Motor freni yapın: Trafiği öngörerek fren yapmak yerine ayağınızı gazdan çekerek hem yakıt hem de para tasarrufu yapabilirsiniz. Günümüzde çoğu aracın enjeksiyon sistemi, gaz pedalından ayak çekildiğinde motora yakıt göndermeyi tamamen durduracak şekilde tasarlanmıştır.

·         Yüksek hızlardan kaçının: Saatte 120 kilometre hızla giden bir otomobil, saatte 100 kilometre hıza göre aynı mesafede %20 daha fazla yakıt harcar. Hız ve yakıt tüketimindeki bu artış, 20 kilometrelik bir yolculuğun süresini sadece iki dakika kısaltacaktır. Ayrıca hız artışı, aracı süren kişinin yoldaki tehlikelere zamanında tepki vermesini zorlaştıracağı için güvenliği de azaltacaktır.

·         Trafik akışını tahmin edin: Trafik akışını tahmin ederek hız dalgalanmaları ve frenlemeler optimum şekilde yapılmalıdır. Ayrıca, araç momentumunun azami seviyede tutulması gerekmektedir.

·         Düşük devirde sabit hızınızı koruyun: Bunu sağlamak için düşük devirde mümkün olan en yüksek viteste araç kullanılmalıdır. Çünkü yüksek hız ve devirde yakıt tüketiminin arttığı bilinmektedir.

 

Enerji verimliliği konusunda (i) “İşletmeler ne yapabilir?” (ii) “Sürücüler ne yapmalıdır?” ve (iii) “Devlet ve sivil toplum örgütlerinin işlevi ne olmalıdır?” konularının değerlendirildiği rapor, sadece filo sahibi şirketlerin değil, bireylerin de çevreci sürüş tekniklerine uyarak çevreye ve sağlığa ne kadar katkıda bulunabileceklerini gözler önüne seriyor. Raporun tamamına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: http://www.skdturkiye.org/tasitlardaenerjiverimliligi.pdf

 

Bu yazı, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği tarafından Temmuz 2015’te yayınlanan Taşıtlarda Enerji Verimliliği raporundan derlenmiş ve izin alınarak yayınlanmıştır.

Tags: ,

Takip mesafesi

by Tsh 22. October 2015 06:58

Takip mesafesi nedir?

Seyir halindeki iki araçtan önde giden aracın aniden durması halinde, arkadaki aracın güvenle yavaşlaması ve durabilmesi için iki araç arasında bırakılması gereken asgari mesafeye takip mesafesi denir. Takip mesafesini doğru ayarlamak, tüm yol kullanıcılarının güvenliği için çok önemlidir.

Frene basana kadar ve bastıktan sonra aracınızın ne kadar yol kat edeceği, toplamda ne kadar mesafede duracağı takip mesafesiyle ilgilidir. Bu yüzden, takip mesafesi sürüş faktörleri açısından en önemli kuralların başında gelir.

Herhangi bir durumda, sürüş esnasında sürücünün ayağını gaz pedalından çekmesi ile fren pedalına basması arasında geçen süreye reaksiyon süresi; bu sürede kat edilen mesafeye de reaksiyon mesafesi denir. Fren pedalına bastıktan sonra aracın durana kadar kat ettiği mesafeye de fren mesafesi denir. Durma mesafesi, reaksiyon mesafesi ile fren mesafesinin toplamıdır.

Hız arttıkça, reaksiyon mesafesi ve fren mesafesi artar. Reaksiyon mesafesi genel olarak, seyir hızının ilk hanesinin üçle çarpılmasıyla bulunur.

Hız

Reaksiyon Mesafesi

30 km/s

3x3

9 Metre

50 km/s

3x5

15 Metre

70 km/s

3x7

21 Metre

90 km/s

3x9

27 Metre

110 km/s

3x11

33 Metre

Yukarıdaki reaksiyon mesafelerini kısaltmak genelde mümkün değildir.

Fren mesafesi, aracın hızına, yolun yüzeyine, yolun eğimine, fren ve lastiklerin durumuna ve sürücünün deneyimine göre değişir. Bir sürücünün reaksiyon ve fren mesafesini kısaltabilmek için yapabileceği şeyler sınırlıdır: Belirli bir hızda giden bir araç, belirli bir mesafede durabilir; bu fizik kurallarıyla sabittir. Aşağıdaki grafik, ıslak ve kuru asfalt yolda, reaksiyon, fren ve durma mesafelerini özetlemektedir.

Aynı koşullar altında:

Hızınızı 2 misli artırmanız, fren mesafesini 4 kat,

Hızınızı 3 misli artırmanız, fren mesafesini 9 kat,

Hızınızı 4 misli artırmanız, fren mesafesini 16 kat,

Hızınızı 5 misli artırmanız, fren mesafesini 25 kat artırır.

Takip mesafesini kullandığınız aracın özellikleri, hava ve yol koşullarına göre ayarlayın, ne sizin ne de başkalarının hayatını tehlikeye atın.

Takip mesafesini nasıl ayarlayabilirim?

Takip mesafesini ayarlamak için pratik yöntemler geliştirilmiştir. Bunlardan en basiti ve kullanışlısı, ’88-89’ kuralıdır.

Takip ettiğiniz araç, yol kenarındaki bir sabit nesnenin yanından geçer geçmez, normal hızda 88-89 diye saydığınızda o nesnenin bulunduğu noktaya geliyorsanız, yeterli takip mesafesi bıraktığınız varsayılır. Bununla birlikte, sürücülerin seyir halinde bu kuralı hatasız uygulamaları mümkün olmadığından, her zaman tedbirli davranmalı ve önerilenden fazla takip mesafesi bırakmanız tavsiye edilir.

Araç kullanırken istediğiniz yerde durabilmek için, asgari takip mesafenizi koruyun.

Tags: , , , ,


Trafikte her an, sorumlu davran!

Son Yazılar