Rakamların diliyle 2014'te trafik güvenliği

by Tsh 16. June 2015 11:57

Teknik, teknolojik ve altyapısal ilerlemeler sayesinde, kullandığımız yollarda ve araçlarda önemli gelişmeler ve iyileşmeler kaydedildi. Yolların ve araçların olası trafik çarpışmalarındaki payının azaltılması, daha rahat ve güvenli yolculuk yapılabilmesi amacıyla tüm dünyada çok çeşitli alanlarda çalışmalar yürütülmeye devam ediyor. Ne var ki, trafikte yaralanma, can ve mal kaybıyla sonuçlanan sorunlara baktığımızda, tüm dünyada insan faktörüne odaklanılması gerektiğini görüyoruz. Bu yazı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından Mayıs 2015’te yayınlanan, Trafik Kazaları Özeti 2014 başlıklı raporda sunulan veriler ışığında trafik güvenliğinde insan faktörünün önemi üzerinde durmaktadır.

Öncelikle, 2002 ila 2014 yılları kıyaslandığında, toplam araç parkında %217, toplam çarpışma sayısında %272 artış gözlemlenirken, karayollarında yaşanan ölümlerde %14 azalma sevinçle ve takdirle karşılanmalıdır. Ne var ki, toplam araç, sürücü ve çarpışma sayısındaki artışa bağlı olarak, yaralı sayısında %244 oranında bir artış gözlenmektedir. Ölümlerde ve yaralanmalara yol açan kusurları incelediğimizde, %98,91 oranında insanların pay sahibi olduğu görülüyor (sürücü - 89,12; yaya - 9,21). İşte bütün dünyada karayollarında güvenliğin sağlanmasına yönelik çabaların ağırlıklı olarak yoğunlaştığı konuyu da bu oluşturuyor.

Neden mi? Çünkü insan kusurlarına bakıldığında, aşağıda belirtilen ve hızla ilgili sürücü davranışları dikkat çekiyor:

Araç hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmamak (%41,39)

Arkadan çarpmak (%6,85)

Aşırı hızla araç kullanmak (%1,38)

Hızla ilgili bu kural dışı davranış, sadece hız kurallarına uymamız halinde bile trafik çarpışmalarının %50 oranında azalabileceğini ortaya koyuyor.

Son yıllarda artış gözlenen başka bir insan kusuru da yayaların “geçit ve kavşakların bulunmadığı yerlerde geçme kuralarına uymaması” (%49,45; ölümlü ve yaralanmalı çarpışmalardaki yaya kusurları içindeki payı). Bu da karayollarında yaşanan yaya ölümlerinin temel nedenini oluşturuyor. Her yol kullanıcısı, yasalarca belirlenmiş kuralları elbette gözetmelidir ancak hiçbir şey insan canından değerli olmadığından, her durumda temkinli davranarak, olası risk ve tehlikelerden kaçınabiliriz.

Yolcu kusurlarının başında, “kas kullanmamak” (%14,86) ve “emniyet kemeri takmamak” (%9,98) geliyor. Burada dikkat çeken, iki veya üç tekerlekli araçlarda kask takılmaması sonucunda yolcuların ciddi risk ve tehlikeye maruz kaldığıdır. Diğer araçlarda da kemer takmama davranışı aynı sonucu doğuruyor.

Araçlardan kaynaklanan kusurların başında “lastik patlaması” (%26,72) ve “fren” (%23,82) bulunuyor (ölümlü ve yaralanmalı çarpışmalardaki araç kusurları içindeki payları). Dikkat edileceği üzere, istisnai durumlar olmakla birlikte, kullanılan aracın lastiklerinin sürüşe uygun olmasını sağlamak ve bir aracın en önemli bileşeni olan frenlerinin gereğince bakımının yapılması da biz insanların elindedir. Düzenli bakım ve onarım, zamanında muayene yaptırmamız halinde aracın kendisinden kaynaklanan sorunların önüne rahatlıkla geçebiliriz.

Yola ait kusurların en belirgini “yol sathında gevşek malzeme” (%50,35 - ölümlü ve yaralanmalı çarpışmalardaki yol kusurları içindeki payı). Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki yollarda 100 milyon taşıt-kilometre başına düşen ölü sayısı 2003 yılında 7,72 iken, 2014 yılında 2,17’ye kadar gerilemiştir. Bu da karayollarındaki iyileşmeye işaret ettiği halde, çeşitli mücbir sebeplere bağlı olarak yollarda yaşanabilecek her türlü olumsuzluğa karşı temkinli ve tedbirli davranmak bizlerin elindedir. Bu yüzden özellikle sürüşte dikkat ve hız kontrolü büyük önem taşımaktadır.

Özetle, Türkiye 2000’li yıllarda araç ve sürücü sayısında, toplam yol miktarında çarpıcı artışa sahne olurken, ölümlerdeki azalma eğilimi dikkat çekicidir. Bununla birlikte, hem bir milyon kişi veya araç başına düşen ölü sayılarında, hem de yaralı sayılarında hedeflerimize ulaşmak için, insan odaklı çalışmalara daha çok ağırlık vererek devam etmeliyiz. İnsanlarımıza yönelik eğitim, farkındalık ve bilinçlendirme çalışmaları, trafik güvenliği adına fark yaratacak adımlar olarak ön plana çıkıyor. Her şeyden önce bireysel sorumluluklarımızı eksiksiz yerine getirmek ve bu sayede kendimizi ve sevdiklerimizi korumak; riskli veya tehlikeli davranışlar sergileyen tanıdıklarımızı güvenli ve sorumlu davranmaya teşvik etmek, hepimizin yapabileceği bir şey. Hep birlikte başarabiliriz; hep birlikte karayollarındaki ölüm ve yaralanmalara engel olabiliriz.

Tags:


Trafikte her an, sorumlu davran!

Son Yazılar