Taşıtlarda enerji verimliliği

by Tsh 20. November 2015 12:50

 

Taşıtlarda enerji verimliliği, ekonomik, çevresel ve sosyal boyutları ile sürdürülebilir kalkınmanın önemli ve öncelikli konu başlıklarından biridir. Sera gazı emisyonları nedeniyle iklim değişikliğine; trafik ve trafik kazaları nedeniyle topluma; şirketlerin personel ve yük taşıma filoları ile iş dünyasına ve bunların toplamı olarak ekonominin tamamına farklı etkileri bulunmaktadır.

Çevresel boyut kapsamında sera gazlarının istatistikleri incelendiğinde; 2012’de sera gazı emisyonunun yüzde 81,l’ini CO2 gazının oluşturduğu görülmüştür. Enerji sektöründe sera gazları içinde en yüksek paya sahip CO2 emisyonunun yaklaşık yüzde 99,9’u yakıt yanması sonucu oluşmaktadır. Yakıt yanması sonucu oluşan toplam CO2 emisyonunun içinde, ulaştırma sektörünün payı yüzde 20’yi bulmaktadır. Ulaştırma sektöründeki CO2 emisyonlarının yüzde 90’ı ise karayolu taşıtlarından kaynaklanmakta, yani kara yolu ulaşımının, CO2 emisyonlarının çok önemli bir bölümünden sorumlu olduğu görülmektedir.

Türkiye’de trafiğe kayıtlı araç sayıları, nüfus artışı ve değişen yaşam koşullarının gereği her yıl artmaktadır. Aralık 2014’te toplam araç sayısı 19 milyona yaklaşmıştır. Artış hızı yüksek olup, araç sayısı 1980 yılından bu yana her on yılda yaklaşık iki katına çıkmaktadır. Trafiğe kayıtlı araç sayısındaki bu artışlar, trafik kazalarını da arttırmasıyla toplumsal ve ekonomik sürdürülebilirlik boyutlarında önemli yaralar açarken, çevresel boyutta sera gazı emisyonları ve hava kirliliğine yol açmaktadır. Bu çerçevede kara taşıtlarında enerji verimliliği; yakıt tüketimlerinin azaltılmasına, böylece sera gazı emisyonlarının azaltılmasına ve bağlantılı olarak maliyet düşüren ve daha az kaynak (yakıt) kullanan bir karayolu trafiği geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.

İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği’nin Temmuz 2015’te yayınladığı Taşıtlarda Enerji Verimliliği başlıklı rapordaki saha çalışmaları çok değerli bulguları ortaya koyuyor. TNT Türkiye filosundan seçilen belli rota ve araçlarla gerçekleştirilen ampirik çalışma; sürücü (sürüş) ve rota farklılıklarının yakıt tüketimini %45 oranında artırabileceğini, kar yağışının neden olduğu trafik yoğunluğunun yakıt tüketimini %20 artırabileceği, klima kullanımının ise kış aylarında bile %4’e varan oranda fazla yakıt tüketimine yol artırdığını ortaya koymuştur. Çalışma bunun yanında araca yüklenen her bir kilogram yükün, 100 kilometrede 0,003 litre fazla yakıt tüketimine yol açtığını ortaya çıkarmıştır.

Rapordaki başka bir saha çalışmada da aynı araç, aynı mesafe ve yol koşullarında iki ayrı sürücü tarafından kullanılmıştır. Sürücülerden biri deneyimli test sürücüsüyken, diğeri de ekonomik sürüş uzmanıdır. Sürücülerin, sürüş tarzlarının yakıt tüketimine etkisi sahada izlenmiştir. Ekonomik sürüş uzmanı, sürüşünü öngörülü olarak gerçekleştirmiş; trafiğin akışını izleyerek, aracı sabit hızlara yakın kullanmıştır. Bu durum fren yapma ihtiyacını asgari düzeye indirdiğinden, aracın kalkıştaki yüksek yakıt tüketimleri asgari düzeye indirilmiştir. Sürüşündeki vites geçişlerini aracın fabrika standartlarında önerilen devirlerde gerçekleştirmiştir. Sürüşündeki vites değişimini gerçekten gerekmedikçe yapmamıştır. Bu sayede yakıt tüketimi katalog değerlerine yakın gerçekleşmiştir. Ekonomik sürüş uzmanı, 155 kilometrelik güzergâhta, deneyimli test sürücüsünden 6 litre daha az yakıt tüketmiştir. Ekonomik sürüş uzmanı bunu başarırken diğer sürücüye kıyasla 61 defa daha az vites değiştirmiş, 14 defa daha az fren kullanmış, 1 kez daha az durmuş ve yalnızca 5 dakika daha geç güzergâhı tamamlamıştır. İstanbul-Ankara arasında ayın her günü sefer yapan aynı standartlarda tek bir araç için iki sürüş tarzı arasındaki fark, aylık 522 litre olarak hesaplanmıştır. Bu da çok ciddi bir tasarruf miktarı olmasının yanında, çevre ve sağlık üzerindeki etkilerin azaltılabileceğini kanıtlaması açısından çok değerlidir.

 

Hız değişikliğinin yakıt tüketimi üzerindeki etkisi de çok çarpıcı verilerle ortaya konuyor: Yapılan testlerde, saatte 80 kilometre sabit hızla gitmeye karşın, her 18 saniyede ve her 12 saniyede bir hızın 75 ile 85 arasında değişmesinin yakıt sarfiyatını sırasıyla %20 ve %48 arttırdığı görülmüştür.

Yakıt tasarrufu ve çevrenin korunmasına yönelik sürüş tekniği önerileri

·         Nazikçe hızlanın: Ne kadar sert hızlanırsanız o kadar fazla yakıt harcarsınız. Şehir içinde gaz pedalına az ve kademeli basarsanız yakıt tüketimini düşürebilirsiniz. En yüksek yakıt ekonomisi için duran araç saatte 20 kilometre hıza 5 saniyede getirilmelidir.

·         Hızınızı sabit tutun: İstem dışı yavaşlamalar ve bunu telafi etmeye yönelik hızlanmalar yakıt tüketimini artırmaktadır. Yapılan testlerde, saatte 80 kilometre sabit hızla gitmeye nazaran her 18 saniyede bir hızın 75 ile 85 arasında değişmesinin yakıt sarfiyatını %20 artırdığı görülmüştür. Hız sabitleyici kullanmak faydalı olabilir, ancak hızın yer çekimi yüzünden dalgalanması yakıt ekonomisi için iyi olabilir. Trafiğin kuralları ve akışı müsaade ediyorsa, hızınızı yokuş çıkarken azaltıp inişte geri kazanabilirsiniz.

·         Trafiği öngörün: Aracın yapması gereken hareketleri öngörmek aracınızın hızını korumanıza yardımcı olacaktır. Bu sayede gereksiz frenlemelerden ve hızlanmalardan kaçınarak yakıt tüketimini azaltabilirsiniz.

·         Motor freni yapın: Trafiği öngörerek fren yapmak yerine ayağınızı gazdan çekerek hem yakıt hem de para tasarrufu yapabilirsiniz. Günümüzde çoğu aracın enjeksiyon sistemi, gaz pedalından ayak çekildiğinde motora yakıt göndermeyi tamamen durduracak şekilde tasarlanmıştır.

·         Yüksek hızlardan kaçının: Saatte 120 kilometre hızla giden bir otomobil, saatte 100 kilometre hıza göre aynı mesafede %20 daha fazla yakıt harcar. Hız ve yakıt tüketimindeki bu artış, 20 kilometrelik bir yolculuğun süresini sadece iki dakika kısaltacaktır. Ayrıca hız artışı, aracı süren kişinin yoldaki tehlikelere zamanında tepki vermesini zorlaştıracağı için güvenliği de azaltacaktır.

·         Trafik akışını tahmin edin: Trafik akışını tahmin ederek hız dalgalanmaları ve frenlemeler optimum şekilde yapılmalıdır. Ayrıca, araç momentumunun azami seviyede tutulması gerekmektedir.

·         Düşük devirde sabit hızınızı koruyun: Bunu sağlamak için düşük devirde mümkün olan en yüksek viteste araç kullanılmalıdır. Çünkü yüksek hız ve devirde yakıt tüketiminin arttığı bilinmektedir.

 

Enerji verimliliği konusunda (i) “İşletmeler ne yapabilir?” (ii) “Sürücüler ne yapmalıdır?” ve (iii) “Devlet ve sivil toplum örgütlerinin işlevi ne olmalıdır?” konularının değerlendirildiği rapor, sadece filo sahibi şirketlerin değil, bireylerin de çevreci sürüş tekniklerine uyarak çevreye ve sağlığa ne kadar katkıda bulunabileceklerini gözler önüne seriyor. Raporun tamamına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: http://www.skdturkiye.org/tasitlardaenerjiverimliligi.pdf

 

Bu yazı, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği tarafından Temmuz 2015’te yayınlanan Taşıtlarda Enerji Verimliliği raporundan derlenmiş ve izin alınarak yayınlanmıştır.

Tags: ,


Trafikte her an, sorumlu davran!

Son Yazılar