Ezel Akay'dan "Kamera Arkası"

by Tsh 23. July 2010 11:07

Şu anda yeryüzünde, tüm toplumların, tüm insanların üzerinde uzlaştığı, her topluma ve kültüre mükemmelen uygulanabilen, kimsenin "örf ve adetlerine" ters düşmeyen tek bir kurallar/kanunlar kümesi var: Trafik Kuralları!

Öyle kurallar ki, bunlara uymayan zarar görür veya zarar verir.

Hepsi gayet rasyonel/akılcıdır.

Yaklaşık 100 yıllık bir deneyimin sonunda standartlaşmıştır.

Bu kurallara karşı ne toplumsal ne de kişisel seviyede itiraz gelmez.

Bu kurallara uymamanın sonuçları, önceden, herkes tarafından neredeyse aynı şekilde bilinir ve kabul edilir.

 

İşte bütün bu nedenlerle trafik kuralları hepimizin, tüm insanlığın üzerinde uzlaştığı, tek "gerçek demokratik kurallar bütünü"dür. Mükemmel bir demokraside hayatı düzenleyecek kanun ve kuralların neler olabileceğini tahayyül etmek isteyen herkes için trafik kuralları çok iyi bir örnektir.

Basit-kesin-kolayca öğrenilebilir-uygulanabilir ve en önemlisi, her bireyin kabul ve katılımını gerektiren kurallar!

İşte TüvTurk’un geliştirdiği ve paydaşlarıyla birlikte hayata geçirdiği bu kampanyanın kalbi bu son tanımdan besleniyor: her bireyin kabul ve katılımı!

"Katılın ve uygulayın! Ne bir üst otoriteye, sultana, diktatöre, başkana, şeyhe, amire, babaya, ağabeye, mahkemeye, hakime, ne de trafik polislerine ihtiyaç duymadan da bu kuralları işletebilirsiniz. Her şey size bağlı, sizin katılımınız, sizin sorumluluğunuz, yolları (dünyayı), güvenli (ve yaşanabilir) kılmaya yetecektir!"

Bu kampanyanın tanıtım araçlarından en önemlisi olan filmlerde ünlü ama sorumlu dostlarımız, Kenan Işık, Kenan İmirzalioğlu, Hepsi grubu, hepimizin yoğun trafikte gördüğü akıl almaz sorumsuzlukları ve hataları acı acı izliyor ve bizi dostça, neredeyse "bağrı yanık" bir içtenlikle "mutfağa" bir şeyler yapmaya davet ediyorlar. Ayrıca Animasyon filmlerimizde aynı davet bu kez çocuksu bir saflık ve açıklıkla tekrar ediliyor.

Ama, filmlerin yapımcılarının ve yönetmeninin kalbini çalan nefis bir ana film senaryosu oldu. Bizden istenen, bu sorumluluğu can damarlarında hisseden "alelade vatandaş"ın nasıl bir kahramana dönüşebileceğini göstermekti:

Freni tutmayan (bakımsız) bir otomobilin şehir içinde yaratacağı trajediyi önlemeye çalışan gündelik hayatın içinden insanlar, fantastik bir ilhamla, kararlılıkla, kendilerini bile tehlikeye atacak şekilde, duraksamaksızın harekete geçiyor ve  "ejderha"nın ağzından masumu alıyorlar! Birer şövalye gibi, birer "süper kahraman" gibi, nerdeyse fantastik bir şekilde, koşuyor, uçuyor, engelleri aşıyor ve arabayı durduruyorlar.

Fonda Puccini’nin Turandot operasından bir arya duyuluyor, Ferhat Göçer tatlı ama yakıcı sesiyle hepimize sesleniyor: Nessun Dorma! Kimse uyumasın!

Kimse Uyumasın! Kimse Uyumasın!
Ey gece, dağıl!

Yıldızlar, inin! Yıldızlar, inin!

Şafak vakti ben kazanacağım!
Kazanacağım, kazanacağım!

Gerisi teknik, efekt, kurgu, zenaat ve yüzlerce kişinin emeği! Benden istenen belki bunları,"Kamera Arkası"nı, anlatmamdı, ama işte, gönlümün kamerası başka şeyler çekiyor:

Trafikte 10 yılda 90 bin ölü ve 1.500.000 yaralıyla, çok ama çok şey kaybetmiş bir "demokrasi"nin, artık kazanma vakti gelmiştir!

Anlatan EZOP

Tags:

Comments

Add comment


(Will show your Gravatar icon)

  Country flag

biuquote
  • Comment
  • Preview
Loading




Trafikte her an, sorumlu davran!

Etiket Bulutu